Black Sabbath – 13

35 yıldır beklenen albüm ve “Ben Mesih değilim” diye bağıran bir Osbourne!

Justin Bieber’a “O herif de kimin nesi?” (Who the fu*k is Justin Bieber?) diyen Ozzy Osbourne, metal ve hardrock tarihinin zirvesine birkaç kez inip çıkan yaşayan bir efsane. Bu adam ailesiyle birlikte ailesini kameralara açıp eğlence dünyasının da zirvesine geçen kimine göre satılmış bize göre de her şeyle dalga geçen bir kral. “Dünyanın en sert müziğini yapmak için yola çıkmıştık,” diyen Osbourne ve Black Sabbath olmasa herhalde bugün büyük ihtimalle Iron Maiden, kesinlikle de Metallica var olmazdı. Düşünün böyle babalardan bahsediyoruz. Tüm bu öykülerin büyük pay sahibi Osbourne abimiz ise 35 yıl aradan sonra Black Sabbath’la yeni albümünü tamamladı. Albümün adı 13. Dini açıdan uğursuz olarak adlandırılan albümde yine din, tanrı gibi temalara girilmiş. Astral yolculuklar, yalnızlık, ölüm gibi konulardan hem delice hem de olgunca bahseden Black Sabbath’ta korktuğumuz modernleşme, yeni sound ararken yerin dibine girme gibi olaylar yok. Adamlar 18 yaşında gibi de davranmıyor. Tabii bu demek ki heyecanlarını yitirmişler. Tam tersine, “Klişe olacak ama bizce en iyi albümümüzü yaptık,” diyor Black Sabbath üyeleri. Belki yanılıyor olabilirler ancak bir grubun 19. albümde bunca yıldan sonra bunları söylemesi bile başlı başlına takdir edilmeli. Son olarak da kayıt konusuna değinelim. Son 20 yılın en büyük prodüktörlerinden biri olarak kabul edilen Columbia Records’tan tanıdığımız Rick Rubin’in imzasını taşıyan kayıtların en büyük artısı geçmişe saygıda kusur etmeyen fazla dokunulmamış hissi. Albümde Osbourne dahil kimsenin öne çıkmaması grup sound’unun nasıl olması gerektiğine dair örnek.