Penisi küçük olan Almanya’yı tutar…

Diyerek başlıyorum söze. Her ne kadar “Benim malafatı görsen ürkersin” diyen milyonlar olsa da sözüm onlara da… Aslında daha çok onlara.

Nedir Almanya aşkı?

Ben size özet geçeyim.

Sevginin olmadığı bir ortamda bebek olarak doğarsın. Yasaklar içinde büyürsün. Okulda cetvelle eline vururlar. Ezberleyip sınavlara girersin. İşe girip mal olup çıkıverirsin.

Köhne bir torna…

Almanya’da doğduğun anda adam olacağın bellidir. En azından nasıl bir şeklin olacağı bellidir. Makine dersin, panzer dersin, hep bir yüceltmek istersin.

Çünkü sen hiç galip gelemeyeceğin bir oyundasın. Sadece futbol oyunu değil bu oyun. Zaten futbol da artık bir oyun değil ya; o ayrı mesela.

Sen üretemezsin. Üretenlerin kölesi olursun. İthal bir hayal ve kurgusal bir mutlulukla gollerini HD olarak izlersin Almanya’nın.

Arada Mesut diye tanıdık bir isim duyunca gözlerin kısılır, şu dağları ben yarattım bakışı fırlatırsın.

İşte bu yüzden bir Alman’dan çok Almanya milli takımını seversin. Var olamayacağını düşündüğün şeyleri orada görürsün.

Almanya yine güncel ve tekerrürden ibaret bir örnek. Dünya Savaşlar’ında onun mandalığı için heyecanla son kozunu oynayan Osmanlı’nın torununa daha ait hissediyorsun bu yüzden kendini. Bu yüzden salak salak osmanlı programları sabahlara kadar Bardakçı ile ekranlardaydı. Bu yüzden saçma sapan tarihi romanlar yazılıyor ülkemizde. TRT’de Osmanlı Polisiye dizisi bile var. “Ulan Behzat tuttu, millet Osmanlı’ya da bayılıyor. Bu ikisini bir birleştirsek var ya…” diye düşünen dahilerin göz seviyesine iniyorsun.

Futbol bu… 10 sene önce kimse Barcelona’dan üç isim sayamazdı. Geçen seneye kadar aşkımızı ilan edip durduk. Çünkü bizim yerimize onlar kazanıyordu.

Umuyorum ki o sümüklü Messi çıkıp dağıtsın şu Almanya düşünü…

Ben, Cenk Taner, Clint Eastwood ve Del Piero’dan oluşan -ama asla Pele değil- ve sonradan Ronaldo’nun katıldığı -ama asla futbol çingenesi değil- bir kadroyla alkollü sütümüzü içeriz.

Yoksa…

“Ben demiştim Almanya şampiyon olur,” diyenleri gülümseyerek izleyeceğiz. Yine aynı kadro…

Siz daha hiçbir şey demediniz şampiyonu tahmin edenler değil; ona tapanlar.

Bakın ben bir şeyler dedim.

Not: Keşke bu kadar başkasının kaldırdığı kupaya ihtiyaç duyacağımıza Lother Matheus’u bir nebze tanıyabilseydik.

Berk İybar