BACAKLARINI KAYBETTİ AMA AZMİNİ ASLA ….

Alessandro Zanardi’nin muhteşem öyküsü ufak sorunlar karşısında moivasyonumuzu ve yaşama arzusunu yitiren bizler için vurucu bir örnek.

15 Eylül 2001, Lausitzring, Almanya. Amerika’nın göz bebeği CART serisi, ilk defa Avrupa’ya, Almanya’ya taşınıyor. Yarışta, ikinci Formula 1 denemesinden de istediği sonuçları alamayan ve Amerika’ya, daha önce iki kez şampiyon olduğu seriye geri dönen Alex Zanardi son pitstop’u için 142. turda pite giriyor ve lastik değişimi yapmadan, yarışın son 13 turu için yeterli yakıtı aldıktan sonra piti terkediyor. Sonra bir şeyler ters gidiyor ve Alex Zanardi pit çıkışında spin atarak, pistin oval bölümüne doğru sürükleniyor. Normal yarış çizgisinde ilerleyen Alex Tagliani, saatte 200 mil hızla spin atarak önüne doğru gelen Zanardi’ye çarpmaktan kurtulamıyor.

Hastaneye giderken kanının dörtte üçünü kaybeden Zanardi, kurtarma ekiplerinin korkularını boşa çıkararak hayatta kalmayı başarıyor.
Zanardi Lautsizring’te yaptığı kazanın ardından havlu atmak için erken olduğunu düşünür ve en sevdiği şeye, motorsporlarına geri dönüş için çalışmalara başlar. 2004 yılında BMW’nin kendisi için özel ürettiği otomobille Avrupa Binek Otomobiller Şampiyonası’na katılır. 2005 Avrupa Binek Otomobiller Şampiyonası’nda sezonun 14. yarışını kazanmayı başarır. Zanardi 2009 yılının sonunda kariyerine 4 galibiyet ve bir pol pozisyonu sığdırır ve spordan emekli olur.
Sonra El bisikleti yarışlarına sevdalanır. El bisikleti sonunda onu şampiyonluğa taşıyan araç olacaktır. Yıllar sonra 15 Eylül 2001 Lausitzring Brands Hatch’te, bacaklarını kaybettiği pistte, 45 yaşında, en yakın rakibine 27 saniye fark atarak olimpiyat şampiyonu olur.
Hayatın başımıza neler getireceğini bilemeyiz ama başımıza gelen şeyleri cesaretle göğüsleyip savaşabiliriz. Alessandro Zanardi gibi…