Boks sporunun insanların dünyasından ayrılıp, robotların teknolojik dünyasına kaydığı yakın bir gelecekte eski boksör Charlie, robot dövüşleri yaparak geçimini sağlamaya çalışan bir adamdır…
Bu hikaye okadar çok ilgimi çekti ki fragmanının yayınlandığı ilk günden beri Ekim ayını beklemeye başladım. Hikayede tanıdık birçok öğede vardı hatıladıkça dahada şenlendik.
Şimdi size kendimce “Çelik Yumruklar” (Real Steel) filminin nelerden esinlenerek bukadar güzel bir filme dönüştüğünü anlatmaya çalışacağım.
Çocukluğumuzda TRT ‘nin yayınladığı birbirinden güzel animeler vardı. 5 Robot Aslanın birleşerek oluşturduğu Voltron, Decepticon’larla Autobot’ların amansız savaşını konu alan Transformers, müthiş savaşçı ‘mecha’lara dönüşen uçakların cirit attığı Robotech. Birde filmi izlerken bol bol andığım Plawres Sanshiro.
Çelik Yumruklar birkaç farklılık dışında Plawres Sanshiro’yla neredeyse aynı. Bu çizgifilmde küçük çocuklar tıpkı Çelik Yumruklar’da olduğu gibi kendi yaptıkları robotlarla turnuvalara katılır (Plawres: Plastic Model Wrestling) bunları bir masa üzerinde dövüştürürlerdi. Robotların kontrollerini laptop yada ona benzeyen bir alet ile sağlarlardı. Ana kahramanımızın adı Sanshiro’ydu robotunun adı da Jumaru‘ydu.

Filmi izleyenler hafızalarını zorlarlarsa hurdalıkta parça arama sahnesinde Charlie Max’e bir robot yüzü gösterir. Silüete dikkat ettiyseniz Jumaru’nun yüzüdür. Bu sahne bile filmin yapımcılarının Jumaru’dan nekadar esinlendiklerinin bir göstergesidir.
Jumaru robot olmasına rağmen ringdeki performansıyla Rocky’i andırırdı, başlarda sürekli dayak yer fakat sonraları kendini toplar ve Sanshiro‘nunda usta manevralarıyla rakibini kündeye getirirdi. Tıpkı “Çelik Yumruklar”da olduğu gibi. Mesela filmdeki benzerliklerden biride Max ve Atom’un arasındaki duygusal bağ. Sanshiro ile Jumaru arasındaki ilişki aynen filme yansıtılmış. En vurucu benzerliklerden biride Plawres Sanshiro’nun son bölümünde rakipleri Sanshiro’nun kontrol cihazını bozarlar. Sanshiro Jumaru’yu yönetemediğinden Jumaru öldüresiye dayak yemektedir. O sırada bir türlü çalıştırmayı beceremediği bilekliği çalışır ve robot sahibinin hareketlerine tepki verir. Aynı şekilde Çelik Yumruklar’ da Atomun ses algılama modülü bozulduğundan komutlara tepki veremez ve tıpkı Jumaru gibi ölümcül bir dayak yemektedir. Aynı şekilde hareket modülünü kullanarak yenilmez Zeus’u dize getirirler.
Ayrıca filmde Rocky serilerindende alıntılar olduğunu düşünüyorum. Özellikle Atom’un Zeusla dövüştüğü final sahnesi Ivan Drago ile başlayıp Apollo Creed ile bitiyor.
Filmle ilgili çok önemli diğer ayrıntı ise senaristlerin senaryoyu efsanevi televizyon serisi Alacakaranlık Kuşağı’ nın 1963 yapımı kısa filmi Stell’ den yola çıkarak hazırlamış olmaları. Bu fütüristik hikayenin mimarı ise A Dress Of White Silk ve I’am Legend gibi hikayelerin yazarı tapılası senarist Richard Matheson’ dan başkası değil.

İşte bu mükemmel birikimler biraraya geldiğinde. Böyle şahane bir film ortaya çıkıyor. İzlemeyenler tez zamanda izlesin .