Hepimiz onu bacakları olmayan en hızlı adam olarak tanıdık. Başarısı adeta izleyenleri kıskandırdı.Onun bu başarısı engelli olan herkese örnek oldu.Sadece engellilere mi? Hayır,kendine başarıyı engel gören herkese…

Olimpiyat Oyunları’nda yarışan ilk engelli atlet olan Oscar Pistorius adeta tarih yazdı. 400 metre elemelerinde koştu. 45.44’lük derecesiyle kendi serisinde 2.olarak finalde koşmaya hak kazandı. Son derece ilham verici bir rakam olduğu apaçık ortada.
5 Ağustos Pazar günü yapılan yarı finallerde görünürde birincilik adına her ne kadar başarı elde edememiş olsa bile insanlara örnek olmanın verdiği mükemmel duyguyu hem kendi yaşadı hem de izleyenlere yaşattı.
Güney Afrikalı atlet Oscar Pistorius izleyen herkesi kendine hayran bıraktı. Peki Oscar Pistorius kimdir?

Güney Afrikalı sürat koşucusudur. 1986´da Güney Afrika´da dünyaya geldiğinde bacaklarında diz ve bileği birbirine bağlayan kaval kemikleri yoktu ve henüz 11 aylıkken iki bacağının da dizden aşağısı kesildi. Ancak o, hayata küsmedi, rehabilitasyon merkezinde ´çita´ adı verilen protezlerin Mercedes´i olarak adlandırılan takma bacakları kullanmaya ve koşmaya başladı.

Yıllar süren emeklerinin karşılığını 13 Temmuz 2007 ‘de Roma´da, Golden Lig yarışlarında 400 metreyi 46.90 saniyede koşup ikinci olarak alan Güney Afrikalı atletin en büyük hedefi 2008 Pekin Olimpiyatları´na gidebilmekti.

Tek engel ise İngiltere´nin Sheffıeld kentinde düzenlenen Britanya Grand Prix´sinde, 45.95´in altına inmesi gerekiyordu.

Kayarak kulvar dışına çıktı

Ancak Oscar Pistorius´un yarışta kayarak kulvar dışına çıkmasıyla 2008 Pekin Olimpiyat hayalleri suya düştü. Bu talihsiz olay sonrası Pistorius yarışı son sırada tamamladı. Pistorius bu dereceyi geçseydi bile Olimpiyat Komitesi´nin radikal bir karar alarak protezli olmasına rağmen onun yarışmasına izin verip vermeyeceği bilinmiyordu.

Daha önce komite, ´Protezler hafif oldukları için avantaj sağlayabilir. Ayrıca ayak olarak kullanılan kısımlar daha uzun, yani Oscar her adımda daha fazla alan kaplıyor. Bu yüzden yarışlara katılamaz´ açıklamasını yapmıştı. Bu protezlerle her adımı 2.7 metre olduğu için eleştirilen Oscar ise, protezin avantaj değil, dezavantaj olduğunu rakamlarla kanıtladı.

Oscar protezlerle koşarken düştüğünde 3-4 kez zıplayıp 10 metre ileride kendini ancak durdurabildiğini söyledi. Kaygan zeminde ve rüzgarda da protezlerin kontrolü çok zorlaşıyor. 80.5 kiloluk atletin 200 metrelik koşuda bu protezlerle hareket etmesi için harcadığı enerji, 355 kiloyu yerden 1 metre kaldırırken harcanan enerjiye eşit. Güney Afrikalı atlet, normal bir atletin kalçasından hareketi sağlamak için harcadığı enerjininortalama 4 katını sarfediyor.

Pistorius rakamsal derecesiyle olimpiyat hedefine ulaşamadı ama onun büyük azmi milyonlarca insana ilham verdi. Kaybederken bile kazanabilmeyi dünyaya bir kez daha kanıtladı.

Maserati’yi geçti

Londra 2012 Olimpiyatları’nda azmi ve güçlü karakteriyle herkesin sevgisini kazanan ampute atlet Oscar Pistorius ilginç bir meydan okumadan zaferle ayrıldı.

Güney Afrikalı atlet, Maserati olarak bilinen bir yarış atıyla Doha’da karşı karşıya geldi ve 115 metre sonunda çizgiyi ilk sırada geçen isim oldu.

oscar pistorius erkekmuhabbeti ENGEL TANIMAYANLAR; OSCAR PISTORIUS

“Blade Runner” lakaplı Pistorius rakibi olan atın 15 metre önünde yarışa başladı ve bitiş çizgisine kadar birinciliği hiç kaptırmadı. Oldukça mutlu olan ve kalabalığın alkışları arasında birinciliğini kutlayan Pistorius, tarihte hayvanlara karşı yarışan sporcular arasındaki yerini almış oldu.

Olimpiyat efsanesi Jesse Owens ve 1992’de 100 metreyi altın madalya ile tamamlayan Linford Christie de tıpkı Pistorius gibi bir ata karşı yarışmıştı.