Tony Hsieh “Delivering Happiness” adlı kitabında Zappos’un 10 yıllık öyküsünü anlatıyor. Sizce Zappos internet üzerinden ayakkabı satan bir şirket mi? Zappos, ayakkabı satın almayı kolaylaştırmakla değil en iyi müşteri hizmeti sunan şirket olmakla övünüyor. Tony, sipariş ettikleri kutuları bekleyen müşterilerden yola çıkarak işlerinin mutluluk dağıtmak olduğunu düşünüyor. O işini sadece ayakkabı satmaktan ibaret görseydi bu kadar insanı kendisiyle beraber çalışmaya ikna edebilir miydi?

Apple’ın kariyer sayfasında sizi “Part career, part revolution” yazısı karşılıyor. Apple, yenilikçi ürünleri ile oturmuş pazarları altüst ediyor. iPod ve iTunes ile müzik sektörü, iPhone ve App Store ile telekomünikasyon sektörü, iPad ile de basın ve oyun endüstrisinin kuralları değişiyor. Apple’da çalışanların kendilerini bir şirketin parçası ait olmaktan öte bir devrimin parçası olarak hissettiklerine eminim. Steve Jobs, Pepsi’nin CEO’sunu kendisi için çalışmaya ikna etmek için şu soruyu yöneltiyor:“Hayatının geri kalanında şekerli su mu satmak istiyorsun, yoksa benimle gelip dünyayı mı değiştireceksin?”

Netscape belgeselinde şirketin Microsoft ve Internet Explorer ile olan rekabeti konu alınıyor. Gece gündüz şirkette çalışanların, hatta şirkette yemek yiyip, şirkette uyuyanların işlerine bu kadar sarılmalarının sebebi kendilerini bir devrimin parçası olarak hissetmeleri.

Şirket kurmak yetmiyor, yaptığınız işin dünyayı daha iyi bir hale getireceğine inanmanız, ve etrafınızdakileri buna inandırabilmeniz gerek.

 

Kaynak: www.farklibirhayat.com